Çocukluk: Yetimlik, Kayıplar ve Ebu Tâlib’in Himayesi
Hz. Muhammed (sav)’in çocukluğu, erken kayıpların gölgesinde şekillendi. Babasını görmeden büyüdü; annesini küçük yaşta kaybetti. Bir çocuğun dünyasında en büyük güven kaynağı olan anne kucağı, onun hayatında erken dönemde eksildi. Ardından dedesi Abdülmuttalib’in himayesine girdi; fakat dedesinin vefatıyla bu himaye de uzun sürmedi.
Bu kez amcası Ebu Tâlib’in yanında büyüdü. Bu yaşananlar onun hayatında iki büyük iz bıraktı: Birincisi, yetimliği ve kimsesizliği bilerek büyüdüğü için, ileride toplumun zayıflarına karşı güçlü bir merhamet geliştirmesi. İkincisi, hayatın ağır yükünü erken tanıdığı için, zorluklar karşısında kolay yıkılmayan bir direnç kazanması.
Peygamberlik yıllarında karşılaştığı baskı, tehdit, boykot ve yalnızlık dönemlerinde bile sarsılmayan duruşu, çocuklukta kazanılan bu metanetle daha iyi anlaşılır. Yetimlik, onu karamsarlığa değil; aksine insanın acısını anlayabilen bir merhamete ve adalet arayışına yöneltti. Bu bölüm, siyerin en öğretici kısımlarından biridir; çünkü bir insanın kırılma noktalarını, onu yıkmak yerine olgunlaştıran bir terbiyeye dönüştüren bir hikâye sunar.
